Doğru Matematik Çalışma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?
Zelal Filiz · 5 dakikalık okuma
Matematikte başarılı olan öğrencilerin çoğu "çok zeki" oldukları için değil, düzenli çalıştıkları için başarılıdır. Matematik, üst üste konan tuğlalara benzer: alttaki tuğla eksikse üstteki sallanır. Bu yüzden haftada bir gün uzun uzun çalışmak yerine, her gün biraz çalışmak çok daha kalıcı sonuç verir.
Aşağıda, derslerimde öğrencilerime ve ailelerine önerdiğim 6 pratik adımı bulabilirsiniz.
1. Kısa ama her gün
Çocuklar uzun süre dikkatlerini aynı konuda tutmakta zorlanır. İki saatlik tek bir çalışma yerine, her gün kısa bir seans çok daha verimlidir:
- İlkokul (1-4. sınıf): Günde 20-30 dakika
- Ortaokul (5-8. sınıf): Günde 40-60 dakika, gerekirse araya kısa bir mola vererek
Önemli olan sürenin uzunluğu değil, sürekliliği. Her gün 20 dakika, hafta sonu bir kerede yapılan 3 saatlik çalışmadan daha fazla kazandırır.
2. Sabit bir saat ve sabit bir yer
Dişlerimizi fırçalamayı her gün düşünmeden yaparız, çünkü alışkanlık haline gelmiştir. Matematik çalışması da her gün aynı saatte ve aynı yerde yapıldığında zamanla "pazarlık konusu" olmaktan çıkar.
- Televizyonun ve telefonun olmadığı sessiz bir masa seçin.
- Defter, kalem, silgi gibi malzemeler çalışmaya başlamadan hazır olsun.
- Okuldan gelir gelmez değil, kısa bir dinlenme ve atıştırmalıktan sonra başlamak genellikle daha iyi sonuç verir.
3. Önce anla, sonra çöz
Matematikte ezber kısa vadede işe yarar gibi görünse de konu biraz değiştiğinde çöker. Çocuğunuz bir formülü kullanırken "Bu neden böyle?" sorusuna cevap verebiliyorsa, konuyu gerçekten anlamış demektir.
Bunu evde kolayca kontrol edebilirsiniz: Çocuğunuzdan çözdüğü bir soruyu size anlatmasını isteyin. Bir konuyu başkasına anlatabilen öğrenci, o konuyu öğrenmiştir.
4. Tekrar ritmi oluşturun
Öğrenilen bilgi, tekrar edilmezse birkaç gün içinde büyük ölçüde unutulur. Basit bir tekrar ritmi bu kaybı önler:
- Aynı gün: Okulda işlenen konuya akşam 10 dakika göz atmak
- Hafta sonu: O haftanın konularından karışık birkaç soru çözmek
- Ay sonu: Ayın konularını kısa bir genel tekrarla toparlamak
5. Bir "hata defteri" tutun
Yanlış yapılan sorular, aslında en değerli sorulardır. Çünkü öğrencinin tam olarak nerede zorlandığını gösterirler. Ayrı bir deftere yanlış yapılan soruları, doğru çözümlerini ve hatanın sebebini ("işlem hatası", "soruyu yanlış okudum", "konuyu bilmiyordum" gibi) yazmak, aynı hataların tekrar etmesini büyük ölçüde azaltır.
Sınavlardan önce bu defteri gözden geçirmek, bütün kitabı baştan okumaktan çok daha verimlidir.
6. Velinin rolü: Yanında olun, yerine yapmayın
Çocuğunuz zorlandığında hemen cevabı söylemek cazip gelebilir. Ama bu, çocuğun kendi başına düşünme fırsatını elinden alır. Bunun yerine:
- "Soruda ne veriliyor, ne isteniyor?" gibi yol gösteren sorular sorun.
- Sonucu değil çabayı övün: "Çok zekisin" yerine "Pes etmeden uğraştın, harika" demek, çocuğun zor sorulardan kaçmamasını sağlar.
- Küçük başarıları fark edin ve kutlayın. Motivasyon, başarıyla beslenir.
Kısaca özetlersek
- Her gün kısa çalışma, seyrek uzun çalışmadan daha etkilidir.
- Sabit saat ve yer, çalışmayı alışkanlığa dönüştürür.
- Ezber yerine anlamaya odaklanın.
- Aynı gün, hafta sonu ve ay sonu tekrar yapın.
- Hata defteri tutun.
- Çocuğunuzun yerine değil, yanında olun.
Çocuğunuza özel bir çalışma planı ister misiniz?
Ücretsiz deneme dersinde çocuğunuzun seviyesini birlikte belirleyelim ve ona uygun bir çalışma programı hazırlayalım.
Ücretsiz Deneme Dersi Al